ASTROLOJİ NEDİR?
Astroloji, gezegen ve yıldızların insanların üzerindeki etkisini
yorumlayan bir bilim dalıdır. İnsanoğlunun yazılı tarihinin başından
beri var olan astroloji, bilimlerin en eskisidir.
Astroloji kader değildir, herşey insanın kendi elindedir. Astroloji
dönemleri inceler, fırsat alanlarını, şanslı zamanları, doğum
haritanızda sizi kısıtlayan, zorlayan alanları, gecikmeleri
gösterir. Sonuçta nasıl hareket edeceğiniz, neler yapacağınız hepsi
sizin iradeniz içindedir. Gezegenlerin iyi açılar yaptığı şanslı
dönemlerde, hiçbir şey yapmadan oturursanız bu fırsatları
kaçırabilirsiniz. Aynı şekilde gezegenlerin zorlayıcı etkiler
yaptığı dönemlerde gerekli gayret ve azmi gösterirseniz tüm
zorlukları aşabilir, farkında bile olmadığınız içinizdeki gücü
ortaya çıkarabilirsiniz.
Dünya varolduğundan beri insanın doğaya karşı verdiği "varoluş"
savaşında kullandığı en etkili araçlardan bir tanesi de
Astroloji'dir. Astroloji ilk insanın, genelde gökyüzünden gelen
doğal afetleri kontrol etme çabası sonucunda ortaya çıkmış olan,
bugün artık bilimsel değeri olmadığına inanılan bir "bilim"dir.
Astrolojide 12 güneş burcu vardır. Burçlar sizin karakteriniz iş
hayatınız kariyeriniz nelerden hoşlandığınız uğurlu sayılarınız
hatta sex hayatınız hakkında bile geniş bilgiler sunar.
--------------------------------------------------------------------------------
EL FALI
EL FALI , kendinizi tanıyabilmeniz, farkında olmadığınız
özelliklerinizi anlayabilmeniz için kullanabileceğiniz, kadim ve
gizemli bir sanattır. Güçlü ve zayıf yanlarınızı, yeteneklerinizi ve
sınırlarınızı anlamakta, kişiliğinizi geliştirmekte size yardımcı
olacaktır. Elinizdeki çizgiler, kişiliğinizin ve kaderinizin
aynasıdır.
Elinizin şekli, Hayat Çizgisi, Akıl Çizgisi, Kalp Çizgisi ve Kader
Çizgisi, hem yaşamınızı, hem de kişiliğinizi oluşturan temel
öğelerdir.
HİPNOZ
Hipnoz, yapay hareketlerle meydana getirilen bir ruh halidir.
Başlıca karakteri, sadece, bu hal sırasında arzu edilen herhangi bir
telkinin yerine getirilmesidir. Bu fikir yavaş yavaş hazırlanıp
ortaya çıkmıştır. Dupau, Durand (de Gros), Joly gibi araştırıcılar,
deneklerin uykudaki görünen irade azlığını, taklit ve baş eğmeyi ve
kendilerinde oluşturulmuş fikirlere göre hareket eden denekleri
tanımladılar. Diğer taraftan, kelime anlamının uyku olması sebebiyle
hipnoz, genelde uyku ile özdeşleştirilmiştir. Aslında uyku,
şuurumuzun nasıl değişik bir hali ise hipnoz da şuurumuzun daha
değişik başka bir halidir.
Uyanık halde, herkesin bildiği ve farkında olduğumuzu sandığımız bir
şuur hali yaşamaktayız. Uykuda geçirdiğimiz zaman içinde ise pek
farkına varmamakla beraber değişik şuur hali yaşadığımızı
hissederiz. En azından rüyalarını hatırlayanlar, rüyaların, gerçek
olarak kabul ettiğimiz kavramlardan hiç de farklı olmadığını
kolaylıkla kavrayabilirler. Uyanık yaşam ile rüya arasında gerçeklik
açısından hiçbir fark yoktur. Hipnoz, uyku hali olmadığı gibi bir
uyanıklık hali de değildir. Ancak, her iki hali de kapsayan komple
bir kavramdır.